Nil Mısır Osmanoğlu

ODTÜ MÇG 2018 Gordion Yarı Maratonunda…

1990’dan beri Ankara’da ikamet eden birinin tam 20 sene, Ankara’nın Polatlı ilçesinin sınırları içerisinde yer alan Gordion Antik Kenti’ni görmemiş olması bence de ayıp ama önce öğrencilik, sonra akademisyenlik, evlilik, çocuklar derken bugüne kadar fırsat olmamıştı. Ta ki 6 Mayıs 2018 tarihinde Ankara Gordion Antik Kenti’nde düzenlenecek olan Gordion Yarı Maratonu’na kadar…

ODTÜ Maraton Çalışma Grubu olarak yarışa ekip olarak katılmayı düşünüyorduk ama ben 8 Nisan’da Roma Maratonu’nda 2. Maratonumu (42k) koşup geldiğim için hem fiziksel hem de mental olarak çok yorgundum. Maraton hazırlık süreci yorucu idi çünkü sırasıyla Ocak ayında Adana Kurtuluş  Maratonu’nda (21k), sonra Mart ayında Antalya’da (Runatolia) ODTÜ’lü öğrencilere burs toplamak amacıyla ODTÜ Mezunlar  Derneği  adına 21k koşmuştum. Ocak ve Mart’taki 2 yarımaraton sonrası hemen Nisan başında ROMA Maratonu’na gitmek ve maraton sonrası okuldaki ders ve sınav maratonu beni bitirmişti. Kendi kendime “bir süre yarış falan yok” dedim. Koşanlar bilir, koşucular yerinde dur(a)mayan insanlardır, ekipten gidecek arkadaşların olması ama daha da önemlisi bu koşunun düzenlenme amacı koşuya saatler kala kaydolma sebebim oldu (hayatımda hiçbir yarışa; koşuya bir günden az zaman kala kaydolmamışımdırJ)

Şimdi gelelim bu koşuyu bu kadar anlamlı kılan sebeplere… Gordion Yarı Maratonu; Gordion’un UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girebilmesine katkıda bulunmayı amaçlayan bir koşu idi. 1. Gordion Yarı Maratonu ve 10 K koşusu, Türkiye Atletizm Federasyon gözetimi ve Polatlı Belediyesi işbirliğiyle düzenlenmişti.

Genelde İyilik Koşuları ve Sivil Toplum  kuruluşlarının (STK) koşularını tercih eden  bir koşucu olarak adımlarımı bu kez  Kral Midas’ın Şehri için atacak olmak çok gurur vericiydi. Bu koşuyu kendi adıma bu kadar anlamlı kılan bir diğer sebepse; ilk kez bir yarışıma üç çocuğumun ve eşimin destek olmak üzere gelmeleriydi. Hal böyle olunca; ekipten ayrı Polatlı’ya araba ile ulaşım sağladık. Ankara’dan katılacak yarışçılara Ankara’da belli noktalardan otobüs sağlanması ayrı bir güzellikti ki bizim ekibin bu kısa otobüs yolculuğunda çok eğlendiklerine eminimJ.

Yolda bastıran sağanak yağmur ve benim yanıma bir yağmurluk bile almayı akıl edememem şaka gibiydi yine de yol boyunca kendi kendime “olsun zaten 10k koşacağım, azıcık ıslansam ne olur” şeklinde telkinde bulundum. Yarış alanına ulaştığımızda saat 11.30’du ve yarış saat 13.15’te başlayacaktı yani daha çok vaktimiz vardı. Hemen yarış alanında ODTÜ Maraton Çalışma ekibi arkadaşlarımızın bizden önce gelerek kurduğu standımıza gittik. Formamızın canlı renkleri çevrede farkındalık yaratıyordu ve bu çok güzel bir histi. Bu arada Polatlı’da, yol boyunca yağan yağmurdan eser yoktu ve hiç yağmur yağmadığı için  hava çok sıcak ve nemliydi.

Koşu alanında, yarış başlamadan önce ilk kadın maratoncumuz Ülker Kutlu ve ilk  Kadın Ultramaratoncumuz Bakiye Duran ile tanışmak bir kadın koşucu olarak beni çok mutlu etti. Daha kimler yoktu ki… Maraton dalında uluslararası bir üne sahip olan, 1977 Boston Maratonu’nu 2’ncilikle bitiren milli atlet Veli Ballı’dan 70’li yılların Hafif Batı Müziği sanatçısı, 1993’te Veteranlarda 5000 metrede Balkan Şampiyonluğu kazanmış olan  81 yaşındaki Salim Dündar’a  kadar… Öyle de sıcak ve güzel bir atmosferdi anlayacağınız Gordion Antik Kenti Maraton alanı…

Güle oynaya yarışa başlamadan önce ekip arkadaşım Canan Koca Arıtan “Nil senden kürsü bekliyorum, 2’ncilik” demez miJ “Yok ya yorgunum, benim hiçbir iddiam yok, eğlenmeye geldim ben ”dedim, “İyi ya işte iddiasız koş, kürsü bekliyorum yine de” dedi. Bir yarış öncesi hiçbir iddianız olmadığında bile ekip arkadaşınızın bu sözleri nasıl motive edicidir, nasıl mutlandırır yorgun bir koşucuyu, canım Canan’ımJ…

Ve çok nemli ve sıcak bir havada koşu başladı, dümdüz  rahat bir parkur, asfaltta koşuyorduk ama patika tadında; sağda ve solda gelincik tarlaları, yemyeşil bir doğa… Çok keyifle bu manzaranın tadını çıkara çıkara,10k’yı 54 dakikada bitirdim. “Bence iyi koştum” derken yaş grubumda 3’ncülük geldiğini öğrendim. Garip bir durumdu, zira 2. ile 3. arasında sadece 26 saniye vardı ama önümde ya da arkamda beni 26 saniye ara ile geçen bir kadın koşucu yoktu?!? 3. olmuştum, tabii ki her kürsü yaptığımda bunu coşkuyla karşılayıp mutlu olan çocuklarım bu kez olayın canlı şahidi oldular ve benimle birlikte kürsüye çıktılarJ. Bu arada Canan’ın da kendi yaş grubunda 3. olması ve Gordion Antik Kenti Yarımaratonu’nu ODTÜ MÇG olarak 2 kürsüyle sonlandırmamız da hem bizi hem de ekibimizi mutlu etti J.

Kürsüdeki 3’üncülüğümü anlamlandıramadığım yarış gününden 2 gün sonra bir hata olduğunu, aslında 2. olduğumu öğrendim. Sonuçta ekip arkadaşım Canan’ın dediği oldu, o ikincilik yine beni bulduJ.

Gordion’un UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girebilmesine katkıda bulunmak ve bu konuda farkındalık yaratmak için böyle bir organizasyon düzenleyen, kendileri de koşuya gönül vermiş olan Hilal Oğuzer, Şule Çınar ve Birsen Aktugan’a da çok teşekkür ederim. Bu üç yürekli kadın, taşın altına elini koyup hem çok anlamlı hem de çok başarılı bir organizasyona imza attılar.   

Bu yarış ile ilgili bir diğer ayrıntı da madalya dizaynı ve kürsü yapan koşuculara verilen Kral Midas Heykelciği idi. Daha sonra biraraya gelip yaptığımız sohbetlerden madalyon ve heykel dizaynı ile ilgili aldığım bilgileri de burada paylaşmak isterim. Organizatörler Hilal Oğuzer, Şule Çınar ve Birsen Aktugan, tüm yarışın temasını Gordion ve özellikle Kral Midas üzerine kurduklarından ve bu bir farkındalık koşusu olacağından klasik bir kupa vermek yerine yarışçıların madalyaları arasında da fark yaratacak bir ödül olmasını istemişler. İşte Kral Midas’ın heykelciği bu düşünce doğrultusunda yapılmış.

Madalyanın “rulman” şeklinde olması ise daha ORS firmasına gitmeden önce kafalarında oluşmuş. Firmayla görüşmede önerilerini yetkililere söylemişler. Sponsor firma olarak bu teklif onların da çok hoşuna gitmiş ve gayet farklı bir madalya yapımına gidilmiş. Pek çok koşuya katılmış ve madalya almış bir koşucu olarak şunu söyleyebilirim ki; “rulman” şeklinde bir madalyam hiç olmamıştıJ.

Ümit ediyorum ki; seneye daha çok koşucu, Antik kentin görkeminde, gelincik tarlalarıyla çevrili bu oksijen dolu parkurda koşsun. Her atılan adımda farkındalık yaratıp Gordion’un UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girebilmesine katkıda bulunsun.

Adres

1540 Sok No 58, Çankaya Ankara

Tasarım © 2019. Dersim Coşkun