Halil Can TOPTAŞ
ODTÜ İnşaat Mühendisliği 4. Sınıf Öğrencisi

Yine bir yaz tatili sonrası, İnşaat Mühendisliği bölümünün sıkıcı binasına dönmüştük. Şehir dışından gelince böyle oluyor tabii, ilk ders haftası boyunca bazı derslere girip bazılarına girmeyip genelde goygoyculuk yapılıyor. Burak geliyor diyor halı saha yapalım, Cem diyor basketbol oynayalım, Ozan ise dedi ki “havalar bozmadan sabahları koşuya çıkalım.” Ona da eyvallah, 2-3 sefer sabah erken saatte çıktık koştuk Devrim’de. Sonra “madem böyle koşuyoruz, Cumhuriyet koşusuna da katılalım, hiç yoktan bir tshirt alırız hehe” muhabbeti açıldı. Kalktık erkenden, yaptık kahvaltımızı ve gittik stadyuma, girdik bir kalabalığın hengâmenin içine. Öyle kalabalığın içine girince tabi gözler etrafı taramaya başladı “var mı lan acaba tanıdık“ diye. Aralardan derelerden bölümümüzde çok sevilen, çok saygı gösterilen bir asistana rastladık, üstünde ODTÜ amblemi bulunan mavi bir forma vardı. Sonra neyin, hangi takımın, hangi topluluğun diye soruşturunca çıktı ortaya, Mezunlar Derneğinin koşu grubuna aitmiş. İyi, ne güzel dedikten sonra kapandı mevzu tabi.

Bir süre sonra Mersin Maratonunun duyurusu geldi. Hem görmediğimiz bir şehri gezer, hem de koşuya katılırız diye yaptırdık kayıtlarımızı, gittik Mersin’e. Yeni şehir görme işi güzel, e baktık koşmayı da seviyoruz, internetten araştırıp, farklı koşulara gitme planları yapmaya başladık. Ücretli koşuları seçenekler arasına almazken, İzmir’de yapılacak bir koşunun ilanına denk geldik. Ucuza uçak biletleri alıp, tam kalacağımız misafirhanede yer ayırtacakken, Maraton Çalışma Grubu’nun afişini gördük bölüm panosunda, e hadi şu seminere gidelim bakalım neymiş diye bütün İzmir organizasyon işini durdurduk.

Geldik, dinledik, konuştuk. Kafamıza yatmıştı bu iş. Boş boş koşacağımıza, ihtiyacı olan öğrencilere ulaşacağına emin olduğumuz Maraton Çalışma Grubu’yla koşmaya karar verdik. Ancak bazı sıkıntılar hala vardı, Antalya’da gerçekleşecek Runatolia, İzmir’de gerçekleşecek olan koşuyla aynı hafta, üstelik yüksek bir meblağda katılım ücreti vardı. Uçak, otobüs biletlerini inceledik, bir öğrenciyi vazgeçirecek boyutlarda. Nasıl yapsak, nerede bulunsak diye detaylandırırken koşu alternatiflerini, çıkaracağı masraftan ötürü tam vazgeçecekken, geldi telefona mesaj. Ankara Masterları Atletizm Kulübünden öncülük eden birkaç sporcu, Runatolia için Ankara’dan Antalya’ya çok cüzi bir miktara karşılık otobüs kaldıracakmış. Hemen aradık, yerimizi ayırttık gidiş dönüş için. Konaklama kısmını da cüzi bir miktara karşılık, merkezi bir misafirhanede ayarladık. Durumlar böyle gelişince gönül rahatlığı ile verdik katılım ücretini.

Bütün bu olayların geliştiği 10 günlük süreçte, Maraton Çalışma Grubu ile antrenmanlar yaptık. İsmet hocamızın kaptanlık yaptığı antrenmanlarda, yaşları bizden çokça büyük olan abilerimiz ablalarımızla çok güzel tanışıklıklarımız oldu. İlk başlarda “lan koşmak zaten sıkıcı, muhabbet de edemezsek çatlarım sıkıntıdan” derken, mezunlarımızın enerjisi, sohbeti ve sıcakkanlılığı bizim adapte olmamız için çok büyük bir etken oldu. 4-5 kere birlikte antrenman yaptıktan sonra, Runatolia için yapacağımız otobüs yolculuğuna hazırlanırken bulduk kendimizi. Gecenin bir yarısı otobüse bindiğimizde ise, yaşları çok değişkenlik gösteren bir kafilenin içine düştük bir anda. Herkes kendini tanıttı, amacını anlattı. Fırsat bu fırsat deyip, hayatımda 2. Kez mikrofonu alıp hem kendimi tanıttım, hem koşma sebebimizi anlattım. İnsanlar oldukça meraklı bir şekilde soru sordular, detay istediler. Takdir ettiklerini ise gece saat 3’te mola verdiğimizde, o yorgun ve uykulu halde iken bile bu konu hakkında bilgi almak istediklerinden anladım.

Antalya’ya vardığımızda ise, şehir kesinlikle böyle bir organizasyon için yaratılmış diye düşündüm. Cumartesi sabah otobüsten inmemiz ve gece kalacağımız yere girdiğimiz saate kadar caddelerde hafif tempoda koşanlar, koştuğu topluluğa ait formayla yürüyenler… Atmosfer inanılmazdı. İlk gün yeni bir şehir görme heyecanıyla şehri yürüyerek kat edince, ayak bileğimde can sıkıcı ağrılar çıktı. Koşu sabahı, “nasıl tamamlayacağım ben koşuyu, zorlamasam mı” gibi düşüncelerle boğuşurken, grubumuz da alana gelmiş bulundu. Selamlaşıp ısınma hareketlerine geçtik, ağrılarım katlanarak artmaya devam ediyordu. İsmet hocamız öncülüğünde başlangıç çizgisine geldiğimizde ise “ artık bunun dönüşü yok deyip” başladık koşmaya. Parkurun ilk yarısını ağrıları kontrol ederek, ikinci yarısını ise hayatımda hiç görmediğim, tokalaşmadığım insanların, ‘ODTÜ- Burs için koşuyor’ formamı görüp verdikleri destekleri boşa çıkarmamak adına tempomu arttırarak geçti. O destekçilerimizi enerjisi öyle bir motive etti ki, bağlarım kopana kadar koşabilirdim.

Bitiş çizgisini geçtikten sonra, koşucularımızla buluşup sohbet ettik, fotoğraflar çekildik. Dönüp şimdi bakınca -o an içinde bulunduğumuzdan farkına varamamışız muhtemelen- harika bir anı bırakmışız arkamızda. Hem de böylesi bir kutsal amaç için.

Runatolia 2018 maceramızın efor harcadığımız kısmı böyle biterken, daha büyük efor harcayacağımız kampanya kısmı hali hazırda devam ediyordu. Öğrencinin halini en iyi öğrenci olan anlar diyeceğim de, öyle olmuyor muhtemelen. Bu yüzden, ihtiyacı olan sıra arkadaşlarımızın halini biraz daha iyi anlayabilmek için kampanyalarımızı daha geniş çevrelere yaymaya başladık. Dünya’da aslında iyi insan sayısı az değil ancak var olan bir güven ortamı yok. Dolayısıyla insanlara, ODTÜ – Mezunlar Derneği aracılığıyla gerçekten ihtiyaç sahibi ODTÜ öğrencilerine ulaşabilineceğini, Maraton Çalışma Grubu olarak bizler ise, daha fazla sayıda öğrencimize burs sağlayabilmek için koştuğumuzu duyuruyoruz.

Kendi kampanyamı duyurmayı hatır koyabileceğim arkadaşlarımdan başladım, aile üyelerimle devam ettim. “Bu işin yüzsüzlüğü olmaz” diyerekten, samimiyetini bildiğim hocalarımı bilgilendirdim. İyiliğin kötüsü-azı olmayacağını, insanların yapma fırsatı bulamadığı iyilikleri vurgulayıp, fırsatı kaçmamışken kampanyamıza destek olma şanslarını vurguladım. Hedefimi düşük tuttum ve 1 öğrenciye 4 aylık burs verebilecek miktarı toplamayı kafaya koydum.

Her zaman, her yerde, imkân ölçüsünde bağış yapmak, bir insanda uyandırabilecek en güzel hissiyata sebep oluyor. ODTÜ Mezunlar Derneği ise Maraton Çalışma Grubunu oluşturup, yürüterek bütün bu güzel duygulara ev sahipliği yapıyor. Yarınlara güzel yetişecek her bir ODTÜ‘lü genç, Dünya’yı değiştirecek herhangi bir işi yapma potansiyele sahip. Bu yüzdendir ki, ODTÜ mezunu olsun- olmasın, mezun olsun- olmasın, genç olsun- olmasın, aramıza katılacak her bir koşucu, kampanyaları ile ulaşılan kitleyi büyütüp, ihtiyacı olan daha çok öğrencilere ulaşmamıza vesile olabilir.

Adres

1540 Sok No 58, Çankaya Ankara

Tasarım © 2019. Dersim Coşkun